ÖZLÜ SÖZLER

YAŞAM ve DOĞUM’a dair…


Güneşin yeryüzünü aydınlatmaya başlaması “güneşin doğuşu” olarak adlandırılır. Yaşam yolculuğu da “doğum” la başlar. Bilmediğimiz bir dünyaya doğumla gözlerimizi açarız. Nereden geldiğimizi ve nasıl bir yaşamın bizi beklediğini bilemediğimiz gibi, hangi ailede doğacağımızı da biz seçemeyiz.

Milyarlarca olasılıktan biri gerçekleşerek, annemizden ve babamızdan birer hücrenin buluşmasıyla gelişmeye başlayan “canlı varlığımız” gerçek bir mucizedir. Annenin tubalarında (tüplerinde) gerçekleşen                                                 buluşma endometriumda uygun bir yer bulduğunda tutunur yaşama.                               

Ve annenin bedeninde, onun kanıyla, canıyla, duygu ve düşünceleriyle birlikte dokuz aylık süreç başlar. Her an çoğalan ve fonksiyonel olarak gelişen hücreler, önce dokuları, dokular organları oluşturmak üzere programlanmıştır.                         Dokuz ay süresince otomatik olarak işleyen proğram sonucunda her yönüyle orijinal, eşi benzeri bulunmayan bir canlı, deryada bir damla olarak varoluruz doğumla. Hala otomatik programın etkisindedir bedenimiz.                                         Doğumda minyatür bir insan olarak bedenimiz, organlarımız vardır, ancak işlevleri ve gelişimleri doğumdan sonra da devam edecektir. Bedensel gelişim büyüme olarak sürerken, zihinsel gelişim olumlu ya da olumsuz                                       etkileşime bağlı olarak olgunlaşma ya da olgunlaşamama yönünde ilerler. Doğduğumuz zaman henüz ne ve kim olduğumuzun, neden varolduğumuzun bilincinde değilizdir. Zaman içerisinde ailemizin kültürü, dünya görüşü, değerleri, bilinç düzeyi, ekonomik ve sosyal koşulları, yaşanılan çevre, gelenek ve göreneklerin etkisi yanı sıra, bireyin doğuştan sahip olduğu “zeka” modelleri ve farklı “algı” düzeyleri başta olmak üzere birçok etkenin ortak şekillendirmesiyle “bireysel” özelliğimiz belirginleşir.

Bedensel gelişimimiz belli bir yaşa kadar devam ederken, zihinsel gelişimimiz farkındalığımızla bağlantılı olmak üzere zamandan bağımsızdır ve yaşam boyu sürmektedir. Zihinsel gelişmenin en önemli bileşkesi                                           öğrenme isteğidir. Yaşam amacını öğrenmek her bireyin kendi sorumluluğu ve seçimidir.

“Bir amaca bağlanmayan ruh, yolunu kaybeder. Çünkü her yerde olmak, hiçbir yerde olmamaktır…” Montai


Binlerce bilinmeyeni olan bir denklem gibidir yaşam.                                                                             

Siz hangi denklemi çözmek için buradasınız? Yaşamdaki misyonunuz ne?
Hangi konuda katkı koyabileceğinize inanıyor sunuz? Çalışmalarınız bu yönde mi?

Dün doğum günümdü, çevremdeki insanlardan aldığım mesajlar “hayatın dostlarla güzel olduğunu” ve 10 Ocak’ta doğumumla başlayan yaşam yolculuğumda                                                                                                            “öğrenmeyi ve deneyimlemeyi seçtiğim anlamlı yaşamın” önemini bir kez daha hatırlattı.

Katkıda bulunan herkese teşekkürlerimle…